Sıfat-fiillerde zaman ve kişi ilişkileri
Sıfat-fiillerde zamanın bağlama göre nasıl belirlendiğini, kişi ve iyelik eklerinin ilişkisini, ana cümlenin zamanıyla birlikte örnekler üzerinden öğren.
İki olay, iki zaman ilişkisi
Dün tanıştığım kişi bugün beni aradı. cümlesinde tanışma ve arama farklı zamanlarda gerçekleşir. Sıfat-fiilin zamanını anlamak için yalnızca ekine değil, zaman ifadelerine ve ana cümleye de bakmalısın. Kişi ilişkisi ise sıfat-fiille anlatılan işi kimin yaptığını gösterir.
Bu ilişkileri kurarken üç soruya cevap ara:
- Sıfat-fiille anlatılan olay ne zaman gerçekleşiyor?
- Bu olay, ana cümledeki olayla nasıl ilişkilendiriliyor?
- Sıfat-fiilin öznesi kim, ana cümlenin öznesi kim?
Sıfat-fiil eki zamanı tek başına belirlemez
Çekimli fiillerdeki zaman adlarını sıfat-fiillere doğrudan uygulayamazsın. Özellikle -an/-en ve -dık grubundaki ekler, bağlama göre farklı zaman ilişkileri kurar.
| Ek grubu | Zaman ilişkisi | Örnek |
|---|---|---|
| -an, -en | Bağlama göre geçmiş, şimdi veya gelecek | dün gelen konuk; şu anda gelen konuk; yarın gelen konuk |
| -dık, -dik, -duk, -dük; -tık, -tik, -tuk, -tük | Sıklıkla geçmiş olay, sürmekte olan durum veya alışkanlık | dün okuduğum kitap; şu anda okuduğum kitap; her gün okuduğum gazete |
| -acak, -ecek | İleriye dönük olay, plan veya beklenti | yarın okuyacağım kitap |
| -mış, -miş, -muş, -müş; -mış olan | İlgili zamandan önce tamamlanmış olay veya bu olayın sonucu | kırılmış bardak; sınavı bitirmiş (olan) öğrenciler |
Tablodaki -dık ve -acak örneklerinde ekten sonra iyelik eki bulunur. Bu ek, ilgili yapıda işi yapan kişiyi gösterir.
Geçmiş: Dün burada çalışan kadın bugün izinli.
Şimdi: Şu anda burada çalışan kadın müdürümüz.
Gelecek: Yarın burada çalışan herkes toplantıya katılacak.
Üç örnekte de -an vardır. Zamanı belirginleştiren ifadeler dün, şu anda ve yarındır. Son örnekte çalışacak herkes de kullanılabilir; bu biçim geleceği daha açık gösterir.
Sınavı bitiren öğrenciler çıkabilir.
Sınavı bitirmiş olan öğrenciler çıkabilir.
İlk cümle, sınavını bitiren her öğrenciye yönelik genel bir izin olarak anlaşılabilir. İkinci cümle, çıkış için ilgili anda sınavın tamamlanmış olması gerektiğini daha belirgin biçimde vurgular. Burada olan kullanılmadan Sınavı bitirmiş öğrenciler çıkabilir. de denebilir.
Kırılmış bardak ifadesinde ise kırılma olayının sonucu öne çıkar: bardak artık kırıktır. Bu kullanımlarda -mış, olayın mutlaka başkasından duyulduğunu göstermez.
Okuduğum kitap yalnızca “geçmişte okuduğum kitap” anlamına gelmez. Şu anda okuduğum kitap ve her akşam okuduğum kitap da doğru kullanımlardır.
Ana cümlenin zamanıyla ilişki
Sıfat-fiilin anlattığı olay ile ana cümlenin anlattığı olay aynı zamanda gerçekleşebilir. Biri diğerinden önce ya da sonra da olabilir.
Aynı dönem: O yıllarda oturduğum ev çok küçüktü.
Oturma durumu ve evin küçük olması aynı döneme aittir.
Daha önce: Geçen hafta aldığım kitabı bugün bitirdim.
Kitabı alma, bitirmeden önce gerçekleşmiştir.
Daha sonra: Ertesi gün sunacağım raporu o akşam hazırladım.
Raporu sunma, geçmişteki hazırlama anına göre daha sonradır.
Son örnekte sunacağım, mutlaka bugünden sonraki bir zamanı göstermez. Geçmişteki bir bakış noktasına göre geleceği gösterir. Raporun gerçekten sunulup sunulmadığını ise bu cümle tek başına bildirmez.
Dün, şimdi, yarın gibi ifadeler genellikle konuşma zamanına göre anlaşılır. O gün, ertesi gün, o sırada gibi ifadeleri yorumlarken anlatıda sözü edilen zamana bakmalısın.
Ertesi gün gelecek olan konuklar için o akşam yemek hazırladık.
Burada gelecek olan, konukların gelişini geçmişteki hazırlık anından sonraya yerleştirir. Ertesi gün gelecek konuklar da aynı zaman ilişkisini kurar; olan zorunlu değildir.
Yarın gelen konuklar ifadesinde geleceği yarın sözcüğü belirginleştirir. Yarın gelecek konuklar veya yarın gelecek olan konuklar dendiğinde ileriye dönük ilişki ekte de açıkça görülür. Zaman ifadesi olmadan gelen konuklar geçmişte gelenleri ya da şimdi gelmekte olanları da anlatabilir; belirsizliği gidermek için uygun zaman ifadesini ve ek biçimini birlikte seçebilirsin.
Quick check
Try one question now.
Check your answer when you are ready. No sign-in needed.
İyelik eki hangi kişiyi gösterir?
Benim okuduğum kitap yapısında kitabı okuyan kişi bendir. Okuduğum sözcüğündeki -um, bir iyelik ekidir; burada kitabın sahibini değil, okuma işinin öznesini gösterir. Özne açıkça söylendiğinde benim, senin, onun gibi ilgi eki almış biçimler kullanılır.
| Özne | -dık ile | -acak ile |
|---|---|---|
| benim | okuduğum kitap | okuyacağım kitap |
| senin | okuduğun kitap | okuyacağın kitap |
| onun | okuduğu kitap | okuyacağı kitap |
| bizim | okuduğumuz kitap | okuyacağımız kitap |
| sizin | okuduğunuz kitap | okuyacağınız kitap |
| onların | okudukları kitap | okuyacakları kitap |
Ünlüyle başlayan iyelik eklerinden önce sondaki k, ğ olur: okuduk + um → okuduğum, okuyacak + ım → okuyacağım. Ünsüzle başlayan -ları/-leri önünde bu değişme olmaz: okudukları, okuyacakları.
Olumsuzluk için fiil kökünden sonra, sıfat-fiil ekinden önce -ma/-me gelir:
- okumadığım kitap → Ben bu kitabı okumadım veya bağlama göre okumuyorum: oku-ma-dık-ım → okumadığım.
- okumayacağın rapor → Sen bu raporu okumayacaksın: oku-ma-y-acak-ın → okumayacağın.
- gelmeyen öğrenci → Gelme işini yapmayan öğrenci: gel-me-y-en → gelmeyen. Zamanı bağlam belirler.
Ünlüyle biten olumsuzluk ekinden sonra -acak/-ecek ve -an/-en önüne y girer. İlk iki örnekte iyelik eki özneyi göstermeye devam eder; gelmeyen öğrenci yapısında ise özne, nitelenen öğrencidir.
Özneyi her zaman ayrıca söylemen gerekmez:
- Okuduğum kitap çok ilginç. → Okuyan benim.
- Hazırlayacağımız rapor kısa olacak. → Hazırlayacak olan biziz.
-dık ile nitelenen ad, yalnızca nesne olmak zorunda değildir; yer, araç veya zaman da bildirebilir:
- oturduğum ev → Ben bu evde oturuyorum. (Yer)
- yazdığım kalem → Ben bu kalemle yazıyorum. (Araç)
- geldiğim gün → Ben o gün geldim. (Zaman)
Bu örneklerde iyelik eki, evin, kalemin veya günün cümledeki görevini değil, oturan, yazan veya gelen kişinin ben olduğunu gösterir.
Sizin okuduğunuz kitap ifadesindeki siz, birden fazla kişiyi veya saygılı bir hitapla tek kişiyi gösterebilir.
Açıkça belirtilen çoğul bir özneyle öğrencilerin okuduğu kitap ve öğrencilerin okudukları kitap biçimlerinin ikisi de kullanılabilir. Çoğul özne, sıfat-fiilde her zaman -ları/-leri kullanılmasını gerektirmez.
İki özneyi birbirinden ayır
Sıfat-fiilin öznesiyle ana cümlenin öznesi aynı olmak zorunda değildir.
Benim hazırladığım raporu sen sundun.
Raporu hazırlayan ben, sunan sensin. Hazırladığım biçimi sıfat-fiil grubunun öznesine, sundun biçimi ana cümlenin öznesine göre kurulmuştur.
Senin hazırlayacağın raporu ben sunacağım.
Raporu hazırlayacak olan sen, sunacak olan benim.
Nitelediğin ad işi yapan kişiyse ilişki farklı kurulur: gelen öğrenci, gelecek öğrenci. Bu yapılarda özneyi göstermek için sıfat-fiile ayrıca iyelik eki getirilmez.
Seni arayacak kişi benim. cümlesinde arama işini yapacak kişi konuşandır. Buna rağmen niteleme arayacak kişi biçimindedir; arayacağım kişi farklı bir ilişki kurar ve “benim arayacağım kişi” anlamına gelir.
Senin hazırladığım rapor biçiminde kişi uyumu yoktur.
Raporu sen hazırladıysan senin hazırladığın rapor, ben hazırladıysam benim hazırladığım rapor demelisin.
Kısa kontrol listesi
Bir sıfat-fiil grubunu yorumlarken şu sırayı izle:
- Zaman ifadesini bul: Dün mü, şimdi mi, ertesi gün mü?
- Bakış noktasını belirle: Konuşma zamanı mı, anlatıdaki geçmiş bir an mı?
- Özneyi bul: İşi nitelediğin kişi mi yapıyor, yoksa özneyi iyelik eki mi gösteriyor?
- Ana cümleyi ayrı kontrol et: İki olayın zamanı ve iki özne aynı olmak zorunda değil.
Okuduğum biçimi kimin okuduğunu açıkça gösterir; okumanın zamanını ise bağlamla birlikte yorumlarsın. Okuyacağım ileriye dönük bir ilişki kurar; bu ilişkinin hangi ana göre kurulduğunu yine bağlam belirler.
You reached the end
You reached the endNow make it stick.
Save your progress, or start the exercises. Practice with detailed feedback after you submit, or save your progress and come back.
Was this lesson helpful?
Last updated October 12, 2026