C1 · Advanced

-agel ve -adur ile süreklilik

Süreklilik bildiren -agel ve -adur yapılarını; geçmişten bugüne uzanan alışkanlık, geçici devam, birleşik yazım ve üslup farklarıyla doğru kullan.

By the flumi team About 7 min read 17 vocabulary words

Süregelmek, yapagelmek ve okuyadurmak gibi birleşik fiiller, bir işin sürmesini farklı açılardan anlatır. Bu yapılarla geçmişten bugüne uzanan bir uygulamayı, geçici olarak devam eden bir işi ve anlatımdaki üslup farklarını belirginleştirebilirsin.

Sürekliliğin iki farklı yönü

-agel, bir durumun veya tekrarlanan bir davranışın geçmişten belirli bir zamana kadar sürdüğünü gösterir. -adur ise bir işin sürmesini öne çıkarır; özellikle emir biçiminde, başka bir iş yapılırken mevcut işe devam edilmesini anlatır.

Yapı Öne çıkan anlam Örnek
-(y)agel / -(y)egel Geçmişten gelen süreklilik Bu gelenek yüzyıllardır süregelmiştir.
-(y)adur / -(y)edur Bir işi sürdürme Sen okuyadur, ben çayı getireyim.

Buradaki süreklilik, her zaman kesintisiz bir hareket demek değildir. Bir geleneğin her yıl yeniden uygulanması da süreklilik oluşturur.

Yapı, ek sırası ve yazım

Bu biçimler, tasvir fiili denen birleşik fiil yapıları arasındadır. Asıl fiil işi bildirir; gel- ve dur- ise burada hareket veya durma anlamından uzaklaşarak işin sürüşünü anlatır.

Yapı şöyledir: fiil kökü veya gövdesi + -(y)a / -(y)e + gel- / dur- + çekim ekleri.

  • Son ünlü a, ı, o, u ise bağlantı ünlüsü -a olur: yapagelmek, bakadurmak.
  • Son ünlü e, i, ö, ü ise bağlantı ünlüsü -e olur: süregelmek, gidedurmak.
  • Fiil ünlüyle bitiyorsa araya y girer: okuyagelmek, bekleyedurmak.
  • Git- ve et- gibi ünlü önünde yumuşayan fiillerde son t, bağlantı ünlüsünden önce d olur: git-e-dur → gidedur, et-e-gel → edegel. Bu değişim her t ile biten fiile uygulanmaz: bakadur gibi, yatadur biçiminde de kök korunur.
  • Gel- ve dur- bölümleri bu uyuma göre değişmez; zaman ve kişi ekleri bu bölümlerden sonra gelir.
Çözümleme Birleşik biçim
yap-a-gel-miş yapagelmiş
sür-e-gel-iyor süregeliyor
oku-y-a-dur-un okuyadurun
bekle-y-e-dur bekleyedur

Bu anlamdaki birleşik fiiller bitişik yazılır: süregelmek, okuyadurmak. Soru eki ise ayrı yazılır: Bu uygulama eskiden beri süregelmiş mi?

-agel: geçmişten taşınan uygulama

-agel, özellikle gelenekleri, yerleşmiş uygulamaları ve uzun süredir devam eden durumları anlatmaya uygundur. Eskiden beri, öteden beri, yıllardır ve kuşaktan kuşağa gibi ifadeler bu anlamı destekler.

Bu tören köyümüzde kuşaktan kuşağa süregelmiştir.

Biz bu işi yıllardır böyle yapageldik.

Bu tür anlaşmazlıklar tarih boyunca olagelmiştir.

İlk örnekte bir geleneğin devamı, ikincide tekrarlanan bir uygulama, üçüncüde ise farklı zamanlarda yeniden ortaya çıkan olaylar anlatılır. Dolayısıyla olagelmiştir, olayların aralıksız yaşandığını söylemez.

Sürekliliğin ulaştığı zaman, bağlamdan ve çekimden anlaşılır:

  • Bu gelenek bugün de süregeliyor. → Devamlılık bugüne ulaşır.
  • Bu gelenek köy boşaltılıncaya kadar süregelmişti. → Devamlılık geçmişteki bir sınıra ulaşır.

-agel yapısını yalnızca “şimdi de sürüyor” diye yorumlama. Geçmişten gelen sürekliliği bildirir; bunun bugün devam edip etmediğini cümlenin bütünü belirler.

Sıfat-fiille bir adı niteleme

Bu birleşik fiiller, sıfat-fiil eki alarak bir adı da niteler: sür-e-gel-en → süregelen. Böylece geçmişten gelen süreklilik, doğrudan nitelenen adla ilişkilendirilir.

Yıllardır süregelen tartışmalar, yeni raporla yeniden gündeme geldi.

Kurumda öteden beri yapagelinen uygulamalar yeniden değerlendirildi.

Süregelen tartışmalar, uzun süredir devam eden tartışmalardır. Yapagelinen uygulamalar ise eskiden beri tekrarlanan uygulamalardır; bu edilgen sıfat-fiil biçiminde uygulamaları yapanlar belirtilmez. İkinci ifade resmî bir tını taşır; öteden beri yapılan uygulamalar daha tarafsız bir karşılıktır.

Quick check

Try one question now.

1
Biz bu çizimleri ustalarımızdan öğrendiğimiz gibi yıllardır .

Check your answer when you are ready. No sign-in needed.

-adur: sen devam et, ben başka bir iş yapayım

-adur, günümüz dilinde özellikle sen …-adur, ben… kalıbında belirgindir. Konuşan, karşısındakinden mevcut işi sürdürmesini isterken kendisinin yapacağı başka bir işi belirtir.

Sen okuyadur, ben çayı getireyim.

Siz konuşadurun, ben kapıyı açıp geleyim.

Sen bakadur, ben diğer dükkâna da uğrayayım.

Bu örneklerde dur-, “işi bırak” anlamında değildir. Okuyadur, “okumaya devam et” demektir. Yapı kısa bir süreliğine devam etme anlamını sıkça taşır; ancak sürenin uzunluğu yapının kendisiyle kesinleşmez.

Emir dışındaki çekimler de mümkündür; bunlar daha çok edebî anlatımda görülür:

O kıyıda bakadurdu; tekne çoktan uzaklaşmıştı.

Burada bakma eyleminin sürmesi anlatıda öne çıkar. Bakmaya devam etti aynı temel durumu daha tarafsız biçimde anlatır.

-adursun: karşıtlık ve boş verme

-adursun / -edursun, üçüncü kişiye yönelik emir biçimidir. İki işi karşı karşıya getiren bağlamlarda “bırak o iş sürsün; biz kendi işimizi yapalım” anlamı kazanabilir.

Onlar tartışadursun, biz işimize bakalım.

Burada konuşan, tartışmanın sürmesini önemsemediğini ve kendi işini buna bağlamadığını belirtir. Boş verme anlamı, yalnızca -sun ekinden değil, cümlenin kurduğu karşıtlıktan doğar.

-adururken: sürüp giden iş ve beklenmedik sonuç

-adururken / -edururken, bir iş sürerken başka bir olayın gerçekleştiğini anlatır. Özellikle edebî anlatımda, devam eden işin boşa çıktığını gösteren bir bağlamla kullanılabilir.

Biz bekleyedururken o çoktan gitmişti.

Bekleme sürmektedir, ancak beklenen kişi önceden gitmiştir; bekleyişin boşa çıktığını bu karşıtlık gösterir. Yapı tek başına sonuçsuzluk bildirmez: Biz bekleyedururken hava karardı cümlesinde yalnızca bekleme sırasında gerçekleşen bir değişim anlatılır.

Anlam yakınlığı ve üslup farkı

Bu yapılar her fiille aynı sıklıkta kullanılmaz. Süregelmek yazılı dilde yerleşik bir biçimdir. Yapagelmek ve olagelmek daha çok geçmişle bağ kuran, resmî veya edebî anlatımlarda görülür. Okuyadur gibi emirler konuşmada kullanılabilse de konuşana ve bağlama göre eski veya edebî bir tını taşıyabilir.

Anlatım Belirgin fark
Bu yöntemi yıllardır kullanıyoruz. Uzun süreli kullanımı tarafsız biçimde bildirir.
Bu yöntemi yıllardır kullanageldik. Geçmişten gelen uygulama çizgisini öne çıkarır.
Sen okumaya devam et, ben hemen dönerim. Daha tarafsız bir yönlendirmedir.
Sen okuyadur, ben hemen dönerim. Devam etme isteğini kısa ve üslupça daha belirgin biçimde verir.

Olumsuzlukta yalnızca biçime değil, hangi anlamı reddettiğine de dikkat et. Günlük dilde açık bir yeniden anlatım çoğu zaman daha doğaldır:

  • Geçmişten gelen devamlılığı reddetmek için: Bu gelenek günümüze kadar devam etmedi.
  • Bir işin sürdürülmesini istemediğinde: Okumaya devam etme; önce beni dinle.

Sırf “devam” anlamı var diye her cümlede -agel veya -adur kullanma. Önce geçmişle bağ mı kurduğunu, yoksa mevcut işin sürmesini mi istediğini belirle; sonra metnin üslubuna bak.

Seçim için kısa kontrol

  1. Geçmişten gelen bir alışkanlığı, uygulamayı veya durumu mu vurguluyorsun? -agel uygun olabilir: yapagelmek, süregelmek.
  2. Birinin mevcut işe devam etmesini mi istiyorsun? -adur kullanabilirsin: Sen okuyadur, ben geliyorum.
  3. Tarafsız ve günlük bir anlatım mı gerekiyor? Devam etmek çoğu bağlamda daha doğal bir seçenektir.
  4. Biçimi kontrol et: -a / -e seçimi, gerekiyorsa y, bitişik yazım ve en sonda çekim ekleri.

-agel, geçmişten uzanan devamlılığı; -adur, sürmekte olan işi öne çıkarır. Zaman sınırını bağlam, anlatımın etkisini ise kullanım yeri belirler.

You reached the end

You reached the end

Now make it stick.

Save your progress, or start the exercises. Practice with detailed feedback after you submit, or save your progress and come back.

Practice exercises

Was this lesson helpful?

Vocabulary in this lesson

17 words, ready to study.

Play a word to hear it, then mark it as known — or save it to study later.

Save any of these 17 words and review them later.

Süregelen eylemleri anlatan birleşik fiiller

17 words

Last updated October 12, 2026