B2 · Upper IntermediateLesson 1 of 4

Özne ve nesne odaklı sıfat-fiil seçimi

Özne ve nesneyi niteleyen sıfat-fiillerde -an/-en ile -dık seçimini, iyelik eklerini ve edilgen yapılardaki anlam farklarını karşılaştırarak öğren.

Bir kişiyi ya da nesneyi nitelerken gelen öğrenci ile öğretmenin çağırdığı öğrenci gibi yapılar kullanırsın. Sıfat-fiil seçimi, nitelediğin adın ilgili eylemde özne mi, nesne mi olduğuna bağlıdır. Burada bu ilişkiyi belirlemeyi, uygun yapıyı seçmeyi ve anlam değişikliklerini fark etmeyi öğreneceksin.

Önce adın eylemle ilişkisini bul

Nitelemek istediğin adla basit bir cümle kur. Sonra bu adın cümledeki görevine bak:

  • Özne: Eylemin öznesi olan adı nitelersin. Temel seçim -an/-en olur.
  • Nesne: Eylemin yöneldiği adı nitelersin. Temel seçim -dık + iyelik eki olur; eylemin öznesi ayrıca belirtilir ya da bağlamdan anlaşılır.

Bu karşılaştırma, geleceği özellikle belirtmeyen yaygın yapılar içindir. Gelecek anlamı belirleyici olduğunda -acak/-ecek de kullanılır.

Temel cümle Nitelenen adın görevi Sıfat-fiilli yapı
Öğrenci öğretmeni aradı. Öğrenci: özne öğretmeni arayan öğrenci
Öğrenci öğretmeni aradı. Öğretmen: nesne öğrencinin aradığı öğretmen
Öğretmen öğrenciyi aradı. Öğretmen: özne öğrenciyi arayan öğretmen
Öğretmen öğrenciyi aradı. Öğrenci: nesne öğretmenin aradığı öğrenci

Aynı olayda farklı bir kişiyi öne çıkarmak, farklı bir sıfat-fiil yapısı gerektirir.

Özneyi nitelerken -an/-en

Nitelediğin ad, sıfat-fiilin anlattığı eylemin öznesiyse fiil + -an/-en + ad düzenini kullanırsın. Ünlüyle biten fiillerde araya y girer: arayan, bekleyen.

Bu yapıda sıfat-fiile kişi bildiren bir iyelik eki gelmez. Eylemin nesnesi varsa sıfat-fiilden önce yer alabilir ve gerekli durum ekini korur.

Temel cümle: Bir öğrenci öğretmeni aradı.

Niteleme: Öğretmeni arayan öğrenci kapıda bekliyor.

Burada arayan kişi öğrencidir. Öğretmeni, arama eyleminin nesnesidir.

Temel cümle: Bir kadın bu kitabı yazdı.

Niteleme: Bu kitabı yazan kadın bugün kütüphaneye gelecek.

-an/-en yalnızca şimdiki zamanı anlatmaz. Örneğin dün gelen öğrenci geçmişteki bir olayı anlatır. Bu yüzden seçimi yalnızca olayın zamanına bakarak yapma.

Nesneyi nitelerken -dık ve iyelik eki

Nitelediğin ad nesneyse yaygın düzen şöyledir:

Özne + ilgi eki → fiil + -dık + iyelik eki → nitelenen ad

İlgi eki, öğrencinin, öğretmenin, benim biçimlerinde görülür. Sıfat-fiildeki iyelik eki ise nitelenen nesneye değil, eylemin öznesine göre seçilir.

Eylemin öznesi Sıfat-fiilli yapı
ben benim okuduğum kitap
sen senin okuduğun kitap
o onun okuduğu kitap
biz bizim okuduğumuz kitap
siz sizin okuduğunuz kitap
onlar onların okudukları kitap

Kişi zamiri çoğu zaman söylenmez: okuduğum kitap, benim okuduğum kitaptır. Ancak özneyi karşılaştırmak istersen zamiri kullanabilirsin: benim okuduğum kitap, senin okuduğun değil.

Ekin uyuma ve ünsüz benzeşmesine göre biçimleri -dık, -dik, -duk, -dük; -tık, -tik, -tuk, -tük olur. Ünlüyle başlayan iyelik ekinden önce sondaki k, ğ olur: yazdığım, seçtiğin, okuduğu, gördüğümüz, tuttuğunuz. Okudukları biçiminde ise sonraki ek ünsüzle başladığı için k korunur.

Bu yapı yalnızca nesneleri nitelemez: yaşadığım şehir sözünde şehir, yaşama eyleminin nesnesi değildir. Bu sayfadaki karşılaştırma özne ve nesne üzerinedir; -dık ekini doğrudan “nesne eki” olarak düşünme.

Quick check

Try one question now.

1
Bir yolcu dün çantasını otobüste unuttu. Dün çantasını otobüste yolcu bugün şoförle konuştu.

Check your answer when you are ready. No sign-in needed.

Aynı ad, iki farklı anlam

Bir ad hem özne hem nesne olabilir. Hangi yapının uygun olduğu, anlatmak istediğin olaya bağlıdır.

Doktoru arayan hasta biraz önce geldi.

Hasta doktoru aradı. Hasta, arama eyleminin öznesidir.

Doktorun aradığı hasta biraz önce geldi.

Doktor hastayı aradı. Hasta, arama eyleminin nesnesidir.

Her iki cümle de doğrudur, fakat aynı şeyi anlatmaz. Doktoru yerine doktorun yazmak tek başına yeterli değildir; sıfat-fiili de arayan → aradığı biçiminde değiştirmek gerekir.

Olumsuzluk bu temel seçimi değiştirmez:

  • Öğretmeni tanımayan öğrenci: Öğrenci öğretmeni tanımıyor.
  • Öğretmenin tanımadığı öğrenci: Öğretmen öğrenciyi tanımıyor.

Ana cümle ve edilgen yapı

Nitelenen adın ana cümledeki görevi, sıfat-fiil seçimini belirlemez. Önemli olan, sıfat-fiilin anlattığı eylemdeki görevidir.

Beni arayan kişiyi tanıyorum.

Burada kişi, arama eyleminin öznesidir; bu yüzden arayan kullanılır. Aynı kişi, ana cümledeki tanıma eyleminin nesnesidir; bu yüzden kişiyi biçimini alır.

Benim aradığım kişi kapıda bekliyor.

Burada kişi, arama eyleminin nesnesidir; bu yüzden aradığım kullanılır. Ana cümlede ise bekleme eyleminin öznesidir.

Özne, her zaman işi yapan kişi demek değildir. Edilgen cümlede işten etkilenen varlık da özne olur:

Pencere kırıldı. → Kırılan pencere değiştirildi.

Usta pencereyi değiştirdi. → Ustanın değiştirdiği pencere artık kapanıyor.

İlk örnekte pencere, edilgen kırılmak fiilinin öznesidir. İkinci örnekte ise değiştirmek fiilinin nesnesidir. Bu nedenle “İşten etkilenen ad her zaman -dık alır” kuralı doğru değildir.

Seçimini üç adımda kontrol et

  1. Temel cümleyi kur: Öğretmen öğrenciyi çağırdı.
  2. Niteleyeceğin adı seç: Öğretmen özne, öğrenci nesnedir.
  3. Yapıyı oluştur: Öğrenciyi çağıran öğretmen / öğretmenin çağırdığı öğrenci.

Son kontrolünde şu iki soruyu sor:

  • Ad, sıfat-fiilin anlattığı eylemin öznesi mi? Bu karşılaştırmada -an/-en yapısını seç.
  • Ad, eylemin nesnesi mi? -dık + iyelik eki yapısını seç; iyelik ekini eylemin öznesine göre getir.

Arayan kişi ile aradığım kişi arasındaki temel fark zaman değil, kişinin arama eylemindeki görevidir.

You reached the end

You reached the end

Now make it stick.

Save your progress, or start the exercises. Practice with detailed feedback after you submit, or save your progress and come back.

Practice exercises

Was this lesson helpful?

Last updated October 12, 2026